Johnny'nin bir otel'de öfkesine yenik düşüp odaya zarar vermesine değinmiş ve mülke zarar vermek elbette ciddi bir meseledir diyor.
İnsanlar tepesi attığında etrafında ki bir şeylere zarar verir, bu gayet doğaldır ama Johnny Depp'in "kendi" evi yok.
Los Angeles de kiraladığı ve haftalarca çekimler yüzünden uğrayamadığı bir dairesi var, o kadar.
"Ev" diye vaktini çoğunlukla otellerde geçirmek zorunda kalan Johnny mevzuyu anlatıyor:
Johnny : Kötü hissettiğim bir iki dakikam oldu. Bir kanepeyi tekmeledim ve bir resim çerçevesini dağıttımdı.
Ansızın bu otel güvenliğinden sorumlu adam gelip, bana ültimatomlar koymaya başladı. Ciddi anlamda tahrik etti. Bana neler yapmam gerektiğini anlatıp durdu.
Ben gerçekten üzgün olduğumu, ve verdiğim zararı ödemek istediğimi söyledim ve özür diledim ama bu onun için yeterli olmadı ve -şunu yapacaktın, bunu yapmayacaktın- diye diye üzerime gelmeye başlamıştı ve sonrasında hatırladığım tek şey polisler gelmişti ve beni tutuklamıştı.
Sanırım bu adam çok fazla televizyon falan izliyor olmalı."
"Herkes gibi bende bir insanım", diyor Depp "Bu mesele talihsiz bir olaydı. Beynimin içinde onca mesele yüzmekteyken, sakince oturamam. Kimseden, bunu yapmasını bekleyemezsiniz.
Duygularıma göre, neden tepki vermeyeyim ki?
Yani bu benim mesleğim zaten. Duyguların doğrultusunda tepki gösterebilmek, değil mi? Hayatımı böyle kazanıyorum. Eğer içinde bir şeytan varsa, onu dışarı çıkarmalısın. Dışarı çıkmasını sağlamalısın.
Yaptığımın çok doğru bir şey olduğunu söylemiyorum, ama bir insanı değil... bir resim çerçevesi ve bir kanepeydi ! "
Johnny Depp gerçek acı içersinde. Söyleşimizin ikinci gününde, tanıtımcısı ile gelen Depp, eli ile yan tarafını tutuyordu ve dönerek kıza dedi ki : " Eğer bu söyleşinin ortasında bayılacak olursam, o zaman hastaneye gitmeliyiz... sanırım apandis'imi falan çıkarmalılar, sonrada hemen döneriz buraya "
Depp, parmaklarını karnının yanına bastırarak , irkildi ve bana : " Senin apandis'in nerede? Sanırım bende apandisit var" dediğinde bende ona, apandisitin aslında diğer yanda olduğunu söylediğimde , neşeyle cevapladı : " Belki de bende ülser vardır... veya kanser "
Kendisine dün gece en son ne yediğini sorduğumda, bir saniye düşündükten sonra :" Arbys " dedi ve güldü " Bende Arbys-itis var o zaman. Wow , apandisitimi çıkarmaları yerine, gırtlağıma girip Arbys'i çıkarmaları gerekecek "
Makalenin devamında, Don Juan De Marco filmi için Doktor rolünde Marlon Brando'yu , Johnny'nin teklif ettiğinden bahsetmişler ve yapımcıların ilk zamanlarda Brando'yu istemediklerinden, ve Johnny'e sürekli başka oyuncuların ismini ve resimini göstermişler, şu veya bu olsa olmazmı diye sormuşlar.
Johnny de, elbette hepsi ile olur, herkesi bir şekilde bu rolde düşünebiliyorum ama hey, kendimin yerinede başkasını düşünebiliyorum, demiş ve sonunda Brando'yu yapımcılar kabul etmiş.
Marlon olmadan bu film çok farklı bir şey olurdu, ama Marlon ile birlikte, özel bir film olacağından emindim demiş.
**Johnny Depp : " Hey bütün bunlar yarın bitecek olsa, Key West'e gider, bir tekne satın alır, şişman balık meraklısı turistleri denize çıkarır ve tüm gün balık yemi fırlatırdım "
**Tekrar bir Televizyon Dizisinde yer alma şansının olup olmadığına ilişkin , Johnny 'nin cevabı :
"Dünyanın merkezine doğru dilimle bir delik açmayı tercih ederim"
Çeviri : S. Ö.