TOPLUM DÜŞMANLARI LONDRA BASIN KONFERANSI
***John Dillinger kesinlikle bir halk kahramanı ama sizin adı herkesin tüfek asılarıyla dolaştığı Amerikan tarihiyle eşanlamlı olarak görülen bu adamı oynamaya karar vermenizde ne etkili oldu?
***İlk ve en önemli sebep,ben 9-10 yaşlarındayken Dillinger 'dan çok etkilenmiştim,neden bilmiyorum-bu etkilenmenin de çok sağlıklı bir şey olduğunu düşünmüyorum.Gözlerindeki ışıltı,haylazlık dikkatimi çekti.Bu adam toplumun bir numaralı düşmanı olarak görülüyordu ama dikkatlice düşünecek olursak o aslında hiçbir zaman toplumun düşmanı olmamıştı.Rolü kabul ederken bu tezatlık dikkatimi çekti zorlayıcı bir rol olabileceğini düşündüm.
***John Dillinger'ın karakterinde toplumu etkileyen şey neydi?Ve Manhattan Melodraması'nı izledikten sonra öldü,sizin ölmeden önce izlemek isteyeceğiniz son film ne olurdu?
***(gülüşmeler)Ölmeden önce son bir film izleyecek olsam bu ''Withnail ve Ben''olurdu şüphesiz!!Özellikle Dillinger gibi bir adamla 1933te olduğumuz yere bakarsak şu anda olduğumuz yerden çok farklı olmadığını görürüz.Bankalar halkın düşmanlarıydı,ellerinde avuçlarında ne varsa alıyorlardı.'Yerinden etmek' terimi bunu tanımlıyor sanırım,tüm hayatları ellerinden alınıyordu.Ve John Dillinger vardı,genç ve sarhoşken işlediği söylenen bir suç yüzünden 10 yıl yatmış bir adam olarak ortaya çıktı.''Ben bu adamlara karşı çıkacağım''dedi.Bence bu adamda büyüleyici olan şey ''Ben bunu kabul etmiyorum''diyebilmesiydi.
***(Bir gazeteci Dillinger'ın hapisten kaçtıktan sonra şarkı söylediği sahneden bahsediyor)Önce Sweeney Todd şimdi bu .Sanki şarkı söylemek için fırsat kollar gibisiniz?
***Neredeyse dans bile ediyordum...Her an edebilirim
***Neden olmasın?Şarkı söyleyen bir böcek tarafından falan mı ısırıldınız merak ediyorum?
***Hayatımda bir kez ısırıldım o da dolaylı yoldandı.Hayır hayır sadece bir kez şarkı söyledim o da Sweeney Todd içindi çünkü başka seçeneğim yoktu(gülümsüyor)
***Ama burada da söylediniz.Biliyorum çok kısa ama....
***Ah evet!Filmde şarkı söyledim-onu da koymuşlar mı?Ben filmi izlemedim.
***Kaset teklifleri geliyor mu?
***Bilirsiniz bazı insanlar sadece kendi işlerini yapsalar daha iyi olur(gülüşmeler)
***Film için nasıl bir araştırma yaptınız?Karakter hakkında önceden çekilmiş filmleri izlediniz mi?
***Warren Oates'in Dillinger ile ilgili çektiği filmi çok iyi hatırlıyorum uzun zamandır izlememiş olmama rağmen.Ellerinde sınırlandırılmış bir palet vardı.Fazla özel detaylara girmeden o palete eklenebilecek renkler olduğunu düşündüm.O zamandan bu yana edinilen bilgilere bakarsak şu anda Dillinger'ın ağzından çıkmış sözler biliniyor.Anlatılacak birkaç şey daha vardı,hikayenin ebatları biraz daha büyütülebilirdi.Ben de bunu umuyordum,birkaç şey ekleyebilmeyi.
***Stephan Graham (filmdeki bebek-yüzlü Nelson)günümüzün yükselen starlarından.Nasıl anlaştınız?
***Birbirimizden nefret ettik,sürekli kavga ediyorduk.(Seyirciden gülüşmeler)O olağanüstüydü,tüm zamanlar içinde en beğendiğim aktörlerden biri.''Bu İngiltere''de yaptığı şeyle beni yoketti.''Shane Meadows''ta onun ve Tommo'nun yaptıkları karşısında diz çöktüm.O rekabete girişebileceğim biri.Bundan sonra oynayacağım her filmde onun da olması için zorlayacağım.
***Filmi izlemediğinizi söylediniz.İçeri girerken de arkanızdaki posterinize 2 kez korkmuş gibi baktınız.Kendinize bakmayı sevmiyor musunuz?Şimdi büyük bir yıldız olmak kendinizi nasıl hissettiriyor?
***Eğer sabah dişimi fırçalarken aynadan kaçabilme gibi bir imkanım olsaydı yapardım.Umursamazlığın en yüksek derecesinde selameti ve güvenliği buldum.Eğer umursamaz olabilirseniz neredeyse herşey yoluna giriyor.Sadece ilerlemek,bunu yaparken bazı şeylerin farkına varmak,bakmak tamam.Ama yargılamak insanı çıkmaza sokuyor.Bu yüzden kendimi izlemeyi sevmiyorum çünkü bunun sadece bir ürün olduğunun farkına varmak istemiyorum,gelişim aşamasını seviyorum.Orda eğleniyorum.Bu (arkasındaki devasa posteri gösteriyor)benim suçum değil,ben yapmadım.
***Filmde size baktığımızda yıllar sizi pek değiştirmemiş gibi görünüyor.Cildinizi korumak için özel birşeyler yapıyor musunuz?
***Sadece temiz yaşıyorum.Şaraptan kaçınabilseydim yapardım.Ama içkiden kaçıyorum.Kesinlikle içki içmemek lazım.Sigarayı bıraktım artık hiçbir şey tüttürmüyorum.Odamdan dışarı çıkmıyorum.Bol bol reality şov izliyorum(Gülüşmeler)
***Başarınızı gözönüne aldığınızda şu anki geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?Artık sizin vaktinizin geldiğini düşünüyor musunuz?
***20 yıl boyunca film endüstrisinin başarısızlık olarak tanımladığı şeyleri yaptım.Şimdiye kadar 20 yıl boyunca hep ''Box-office'' zehri olarak değerlendirildim.Ben başladığım yolda devam ediyorum.''Karayip Korsanları'' diye bir film geldi elime ve ''Evet çocuklarım için bir korsan filminde oynamak eğlenceli olur'' diye düşündüm.Ordaki karakteri de diğer filmlerimdeki karakterleri kurguladığım gibi kurguladım ve ....neredeyse kovuluyordum.Tanrıya şükürki kovmadılar çünkü hayatım değişti.Bu değişim için minnettarım ama bunun olması için de ilerlediğim yoldan çıkmadım.
***John Dillinger gibi Jack Sparrow'a çok zıt bir karaktere yaklaşmak zor olmalı?
***Kesinlikle,bu adamın gerçekte yaşamış olması onu canlandırırken üzerinize daha da fazla sorumluluk yüklüyor bu yüzden işiniz daha da zorlaşıyor.Onun bıraktığı efsaneye karşı sorumluluğunuz var.John Dillinger ile ilgili bir sürü bilgi mevcut-onun 12.02 de ,banka soyulduğu saatte nerede olduğunu biliyoruz mesela.Ama onun aslında kim olduğunu anlama konusunda büyük boşluklar var.Foot ölçüsü var,bir sürü fotoğrafı var-ama hiç ses kaydı yok.Sadece düşünüş tarzı vardı.Bu yüzden sürekli kazdım-bu adamı nasıl bulurum,ne tarzda konuştuğunu nasıl öğrenebilirim?Bağlantıyı kurmama yarayan şey doğduğu yerdi.Hindistan'da doğmuş,benim doğup büyüdüğüm yerden 2 saat uzakta olan Mooresville'de büyümüştü.o anda -ah evet şimdi onun sesini duyabiliyorum,şimdi onu tanıyorum,nasıl konuştuğunu biliyorum o kadar da farklı değil aslında-diye düşündüm.O benim gündüzleri otobüs sürüp geceleri işe çıkan büyükbabamdı,o benim Statesville Hapishanesi'nde yatan üvey babamdı.O anda sesini duymaya başladım.
***Yıllardır canlandırdığınız tonlarca karakter içinde kişisel olarak size en yakın ve en uzak olanları hangileri?
***En uzağı,oh birkaç tane var ama en uzak olanı...galiba Willy Wonka(gülüşmeler)Yani umalım ki en uzağı o olsun!Bana en yakın olanı,bu korkunç bir açıklama olabilir,değil mi?Sanırım 3 tane var.Edward Scissorhands,Libertine'deki John Wilmot ve belki Dillinger.
***Çekimler bittikten sonra Dillinger'a veda etmek ne kadar zordu?Kariyeriniz boyunca veda etmekte en çok zorlandığınız karakter hangisi?
***Birkaç tane var.Tuhaf olan şey aslında hiçbirine veda etmiyorsunuz.Tam burada çizimlerden oluşan bir sandık var.(göğsünü işaret ediyor.)Tüm karakterime ulaşabileceğim bir geçit.Bu sağlıklı mı bilmiyorum ama ordalar.Dillinger'a veda etmek zordu ,bir akrabaya veda etmek gibiydi.En zoru?Edward Scissorhands'e veda etmek zordu.Kendine o kadar dürüst,o kadar masum,o kadar korunmasız olmaya izin vermenin güvenliği.Bu duyguya veda etmek zordu.Libertine'deki Wilmot'a veda etmek inanılmaz zordu.Yaklaşık 40 gün boyunca çok derinden saygı duyduğum bu adam olma şansına eriştim.Bir maraton gibiydi ve herşey bittiğinde tüm ışıklar sönmüş,herşey karanlığa gömülmüş gibi oldu.
***Halk Düşmanları filminde ayrıntılara önem verilmiş,olayların gerçekte olduğu yerlerde çekim yapılmış.Dillinger'ın olduğu yerde olduğunuzu bilmek sizi nasıl etkiledi?
***Bu Michael Mann'in bize sağladığı harika şeylerden biriydi,gerçeklik duygusu,onun kırarak geçtiği kapılardan aynısını yaparak geçebilmek.Daha kolay ve ucuz bir yol olan stüdyoda çekim yapmaktan çok farklıydı.Michael bu konuda çok hassas davrandı,ona çok teşekkür ediyorum.Little Bohemia'daki çatışmada kendi Thompson'ımı Dillinger'ın Thompson'ını çıkardığı pencereden çıkarark ateş etmek.Bu paha biçilemez.Onun adım attığı yerlerde adım atmak,Bioghraph Tiyatrosu'ndan dışarı çıkmak,onun vurulduğunda başının düştüğü yere düşmek sihirli bir şeydi.Yani neredeyse onun döndüğünü hissediyorsunuz.Hayalet görmüş gibi konuşmak istemem ama bazı anlarda onun varlığını,yaptığımız şeyi onayladığını hissettim.Fazla detaylara indiğinizde birşeyler oluyor.
çeviri:johnnylover