2004 tarihli

Van on Johnny
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=xp0q51hD574&eurl=[/youtube]
çevirisi:
Bir fransız TV Stüdyosunda. Sunucu ve Vanessa Paradis.
Stüdyo da bir kaç tane dev ekran var. Dev ekranlarda Johnny Depp'in yüzü.
Sunucu:
Onun "o" (hayatının aşkı -anlamında) kişi olduğunu hemen mi anlamıştınız?
VP:
evet
Sunucu:
Bir insan bunu nasıl bilebilir?
VP: (gözlerini arada bir, dev ekrandaki Johnny'nin yüzünden alamayarak konuşuyor)
Yani şöyle bişeydi... aslında karanlıktı onu gördüğümde... tam olarak yüzünü bile görememiştim... ve bütün bunların yanısıra onun yüzündeki ifade... evet, hayır, evet işte bu gerçek... kimyasaldı... fizikseldi... tokalaştık... ve karanlık bir odadaydık ve sizi temin ederim yalnız değildik... ve tokalaştık ve ben onun varlığını her yanımda hissettim... ama hala onun tam olarak kim olduğunu görememiştim... ancak sonra anladım.... ve kim olduğunu gördüm ama bunlar çok önce olmuştu...
Sunucu:
Yollarınız bir kaç kez kesişti yani?
VP: (gözleri hep dev ekrana gidip geliyor)
Evet yollarımız bir kaç kez kesişti ama ...
Sunucu:
Siz hep şans eseri karşılaştınız, yani şans diye birşeyin var olduğunu söyleyebilirmiyiz?
VP:
Evet! evet...evet... özellikle onun "o" kişi olduğunu anlamaya başladığın-- ah şu dev ekran korkunç !! Ona sarılmak istiyorum...!! Onu en son göreli 5 gün oldu.... ve onun burdaki kocaman kafası... bu çok fazla.... kafası kocaman önümde ve sanki bana doğru geliyormuş gibi hissettiriyor...!
Sunucu:
O zaman kafanızı çevirin, başka yere bakın!
VP:
Orada, şurada... her yerde yüzü!... Şey diyorduk, biri "o" kişiye rastladığını nasıl anlar... benim demek istediğim, hayatının aşkı aynı zamanda da en iyi dostundur ... birileri sürekli desede, ilk aylarda , ilk yıllarda aşk , tutku geçer kaybolur... birincisi; kaybolduğu doğru değildir!... ikincisi; özellikle başlarda birbirinize "çok güzelsin" "seni seviyorum" "muhteşemsin" ve birbirinize bundan başka söyleyecek birşeyiniz yoksa, o zaman o ilişki sonuna kadar gidemez, uzun süremez .... bunu hemen o anda anlıyorsunuz demek değildir... mesela biz konuştuk... biz konuştuk ve ilginçti.... ben konuşmaya devam edelim istedim, sadece ona bakmayı değil.... gerçekten ilginçti... biz sadece kendimizden bahsetmedik, herşeyden bahsettik... ve işte buydu hepsi... çünkü ona aşık olmaya başlamıştım bile... ama şimdi nasıl desem bilmiyorum ... ben dostlarımla da eğleniyordum (ilginç sohbetler edebiliyordum anlamında).. ama aşkınla , dostlarından aldığın keyif kadar keyif alabiliyorsan.. işte budur... bence basitce sır burdadır... yani o senin aşkın ve senin dostun...
Sunucu:
Ve seni birden vurur bu duygu, senden güçlüdür değilmi?
VP:
Evet, evet...hem apaçıktır hemde gayet doğaldır... utanılacak birşey yoktur... buna yada şuna cesaret edemem diye birşey yoktur... kişi o an herşeye cesaret eder... dizginlenecek birşey yoktur...bana göre bu apaçık bir durumdur...
Sunucu:
Johnny Depp, People Magazin dergisinde 2003'de dünyanın en seksi erkeği seçilmişti. Böyle şeyler kendinizin ne kadar şanslı olduğunu mu hissettirir, yoksa sizi korkutuyormu?
VP:
Hayır
Sunucu:
Çünkü onu kendine istersin.
VP: (gözleri dev ekrana gidip gelerek)
Ama kesinlikle o benim zaten... O (Johnny) benimdir, bana ait zaten... hiç bir korkum yok buna ilişkin... hiç mi hiç kaygım yok... aslında hiç bir şeyden emin olamayız ama bu birimiz korktuğundan değil... böyle şeyler insanın mutluluğunu engelleyemez...
Sunucu:
Evet, mutluluğun üzerindeki tehlikeyi korku engelleyemez.
VP: (gözleri yine dev ekrana gidip geliyor)
Yani evet... bende korkmuyorum
Sunucu:
Seni onunla biraz baş başa bırakayım istersen.
VP:
Evet, evet bu bana yaptığınız şey korkunç... sizler televizyondan bunu görebiliyormusunuz bilmiyorum ama... ama onun o gözleri... o gözlerini bana dikmiş ve sanki bana ulaşmaya çalışıyor... bu korkunç!
Sunucu:
Evet, bunu görebiliyoruz.
(vanessa dayanamayıp, başını önüne eğiyor)
Sunucu:
Çocukların nasıllar? Onların soyadları ikinizinki mi?
VP:
Hayır, babalarının soyismini taşıyorlar, çünkü biz evli değiliz
Sunucu:
Bu çok yazık çünkü Lily Rose Paradis kulağa çok hoş geliyor! (Lily Rose Paradis= Zambak Gül Cennet)
VP:
Evet
Sunucu:
Şimdi biraz keyiflenmek için Lily Rose'u dinleyelim.
(müzik sesi, ve Lily Rosun sesi duyulur... Vanessa duygulanır)
VP:
Bu...bu gerçekten... (başını öne eğer)
Sunucu:
Sizden özür dilerim... bu mutluluktandır Vanessa Paradis.
VP:
Hayır yani elbette bu mutluluktur... ama bu... bu...
Sunucu:
Aynı zamanda bu CD'de umumi bir yerde çekilmiştir.
VP:
evet, tabi, elbette ama bu...yani bu şarkıyı dinlerken hep zorlanır duygulanırım.. ne zaman dinlesem, gözlerimden yaşlar akmaya başlar... aslında birşey olduğundan değil... sadece...sadece mutluluktan...
Sunucu:
Çocuk yetiştirmek, onları dünyaya karşı nasıl hazırlamalı diye beraberinde sorular getiriyor. Çünkü yeterince sevgi vermemek açıkca felaket olabiliyor ama çok fazla sevgide onları fazla korumak demek oluyor. Bunlar zor şeyler. Sizde öyle düşünmüyor musunuz?
VP:
Zordur. Evet ama zaten herşeyi ile zordur. Çocuklarınız rahminizden çıkar çıkmaz, artık size ait değillerdir. Onlar her zaman benim bebeklerim olarak kalacaktır , evet ama bunu söyleyen sadece ben'imdir. Onlar artık bana ait olmayı istemez. Onlar kendilerinindir. İşte o zaman zorluklar başlar, hala onlar gidecek diye korkarım, bu korkunç... o kadar küçükerki... belki aptalca gelebilir, ama bu böyle işte.
Sunucu:
Daha büyük bir aile istiyor musunuz?
VP:
Evet, evet... bir tarih planı falan yapmadım ama... evet çok istiyorum
Sunucu:
Kaç tane daha, biliyor musunuz? Neyse bunu göreceğizdir, değil mi?
VP:
Hayır, yani evet... ben .. ben... teker teker.