|
THE LİBERTİNE - FİLM HAKKINDA
Johnny ‘nin Sözleri:
*** Wilmot ölümüne içti,ölümüne ilişkiye girdi.Benim asıl ilgimi çekense bu noktaya nasıl geldiği? İçmekten zevk mi alıyordu? Kesinlikle hayır.İlişkiye girmekten zevk mi alıyordu?Kesinlikle hayır.Çok karmaşık bir adamdı.
*** İngiliz Kütüphanesi’ne gidip mektuplarının inceleme fırsatı yakaladım.Bu bana Wilmot’un tamamen farklı bir yanını gösterdi.O çok sevgi dolu bir baba ve bir eşti,hayatındaki kadınlara duygu yüklü mektuplar yazmıştı.Ama hayatındaki acılar ona derin bir işkence uygulamış.Kendini öyle bir noktaya kadar zehirlemiş ki sonunda berbat bir yola girmiş.
*** Hakkında okuduğum bu adamı hayata geçirmek için elimden gelenin en iyisini yaptım,bunu yaparken de ona biraz adaletli davranmaya çalıştım.Yüzyıllardır bu adam sarhoş,zevk düşkünü bir satirist olarak yazıldı.Tüm bunlar onun harcında olan şeyler olabilir ama onda bunlardan daha fazlası da vardı.
*** Bence Rochester harika bir şairdi.İngiliz literatüründe,literatürün kendisinde çok önemli bir sanatçı.Bir anlamda dikkate alınmamış bir şair çünkü hep satirist ya da pornografik olarak gösterilmiş.Bana göre,yaşadığı zamandan 200-300 yıl ilerde olan bir adamdı.
*** Rochester bir sürü değişik şekilde hala varlığını sürdürüyor.Jack Kreouac şeklinde.Oscar Wilde,Shane McGowan,Allan Ginsberg…Bir sürü örnek verebilirim.Hatta Fransızlara bakarsak:Frances Villon,Jean Cocteau.Bence etrafta bir sürü Rochester var.
*** Dışardan bakıldığında ‘’Ben bu adamı sevmedim’’ demek çok kolay çünkü insanlara karşı kaba.Ama bu özelliğini alıp,bir şekilde içini açtığınızda,araştırdığınızda ‘’İnsanlara kaba mı davranıyor yoksa dürüst mü?’’diye düşünüyorsunuz.Bence onun en büyük sorunu buydu.Gerçeğe,dürüstlüğe karşı takıntısı var,sahte olduğunu hissettiren bir şeyi asla destekleyemiyordu.
*** Yaklaşık 10 yıl önce John Malkovich’ten bir telefon aldım,Chicago’da onun tiyatro oyununu izlemeye davet etti beni.Ben de gittim,neden böyle bir şey istediğini bilmiyordum.Oyunu izledim ve çok beğendim.Sonra birlikte akşam yemeği yedik,bana ‘’Bu rolü senin oynamanı isterim’’dedi.Şaşırdım çünkü o bu rolde muhteşemdi ‘’Neden sen oynamıyorsun?’’dedim.Çünkü senin oynamanı istiyorum dedi.Bu kadar.Teklifi kabul ettim.Hayata geçirebilmemeiz 10 yılımızı aldı.
*** Wilmot bir insandı,karmaşık,sevecen bir baba ve kafası karışmış,acı çeken bir koca.Yalana tahammülü yoktu.Bu özelliğine çok saygı duyuyorum!Çok acı çekmiş bir adamdı.
*** Kendimle bağlantı kurabildiğim birkaç şeyden biri de buydu.Hayat,yalanların çevresinde yüzmek için çok kısa.Sadece özüne,meselenin kalbine,gerçeğin tam kalbine ulaşmaya çalış.Ben de bunu yapmaya çalışıyorum.Yine de bu garip bir şey çünkü oyunculuğun kendisi bir yalan.Yalanın içinde gerçeği bulmak.
Diğer Oyuncular ve yönetmenin Sözleri:
*** Şok edici.Tanrım,bu adam Shakespeare’in her bir oyununu oynayabilir,oyunculuğu bu kadar üst düzeyde.Gielgud ya da Olivier gibi,onların sınıfında belki de daha iyi.Çok açık ki o tüm zamanların en muhteşem performanslarını sergileyen oyunculardan biri.Bu adam hiç yanlış bir şey yapmaz mı?J.P.Dunleavy
*** Johnny her zaman rolün içine giren ve tüm ekibi kahkahalara boğarak çıkan bir oyuncu-birkaç dakika önce çok üzücü bir sahne çekmiş olsak bile.Filmde bir sahne vardı,eve geri dönüyor,yavaş yavaş ölüyor,karısıyla tartışıyorlar.Çok duygusal bir sahneydi.Karısının karşısında dağılmaya başlıyor,çok depresif,çok öfkeli öte yandan karısı ona kendisi olması,kendini yoketmeyi bırakması için yalvarıyor.Sahnenin sonunda Johnny bana doğru eğildi-o muhteşem performansından sonra omzuma dokundu-Kamerayla uğraşıyordum ve sadece şöyle dedi ‘’Nefes al’’Çünkü tüm sahne boyunca nefesi tutmuştum.Yine onunla başka bir anı,o Samantha Morton ile dans ederken bir anda alev aldım çünkü kamerayla bir muma çarpmıştım.Johnny ve Samantha’nın her şeyi bırakıp beni söndürmeye çalışmaları çok ilginç bir anı oldu.Laurence Dunmore-yönetmen
*** John Malkovich ya da Johnny Depp ile yeniden çalışabilmek için çuvallarla para ödeyebilirim.Filme çok şey kattılar va eminim ikisiyle birlikte ya da ayrı ayrı yeniden çalışma imkanı yakalayabileceğim.Laurence Dunmore-yönetmen
*** Ben,John Malkovich ve Johnny Depp arasında,Johnny,Rochester’in karakterini anlayabilen tek kişiydi.Bu karakterin izleyiciyi hem şok edecek hem de baştan çıkaracak bir derinliğe sahip olması benim için çok önemliydi.Johnny bu inanılmaz yeteneğe sahip.Laurence Dunmore-yönetmen
*** Depp çok titiz ve cömert bir aktör.Bir sürü araştırma yapıyor.Karakteri bulup,hayata geçirmek için çok araştırıyor.İnandırıcı ve zorlayıcı bir sahne oynayıp ardından saçma sapan bir şaka yapabilir ve bu hiç tuhaf kaçmıyor.İzlemesi büyüleyici bir oyuncu.Laurence Dunmore-yönetmen
*** İkimiz çok iyi anlaştık.Harika bir adam.Keşke berbat bir herif olsaydı da size onun ne iğrenç bir insan olduğunu falan söyleyebilseydim ama yapamam.Maalesef çekim dışında,akşamlar pek sosyalleşemedik , dışarı içki içmeye çıkmıyor.Çünkü çıktığında herkes gözünü dikip ona bakıyor.Johnny Vegas
*** Mr.Depp çok sosyal biri.Ama onunla dışarı çıkmak imkansız.Çekimlerin bitiminden sonra birkaç parti verildi ve herkes katıldı.Ama eğer şehre inersen,herkes onu göz hapsine alıyor.Çok komik aslında,insanlar onu gördüklerinde yaklaşıyorlar,20 adım falan yaklaşıp duruyorlar ve …bakıyorlar.İnsan ‘’Söyleyecek bir şeyin olmalı ‘’diye düşünüyor ama onlar sadece bakıyorlar.Acayip bir durum.Johnny Vegas
*** Beraber çalıştığım en büyüleyici aktör.Onunla kendimi çok özgür hissediyorum.Beraber bazı travmatik,şiddet sahnelerimiz vardı ve yönetmen her şeyi limitlere kadar zorlamamızı istedi.Çekim sabahı endişeden kendimi hasta gibi hissediyordum.Aşk konusunda sahip olduğum tüm deneyimlerimi kullandım sanırım.Hiç prova yapmadık.Çok heyecan vericiydi.Rosamund Pike
*** Oynadığı karaktere sizi inandırıyor.Okuldaki en cool çocuk gibi.Onun arkadaşı olmak istiyorsunuz.Tüm yaşam tarzı mükemmel.Koca bir grup insanla seyahat ediyor.Çingene gibi.Karavanı her zaman arkadaşlarıyla dolu,gitar çalıyor,çizim yapıyor.Karavanları temizleyen adamlar ‘’Burayı nasıl temizleyeceğiz?’’ diye düşünüyorlar.Çünkü karavanın her tarafını mumlarla,kumaşlarla kapladı.Rosamund Pike
çeviri:johnnylover
_________________
|