Login | Register


All times are UTC


It is currently Wed Dec 23, 2009 2:48 am



Welcome
<a href="http://metalheadtr.com" target="_blank">metalhead</a>
<a href="http://metalheadtr.com/forum" target="_blank">metalhead</a>



Post new topic Reply to topic  [ 1 post ] 
Author Message
 Post subject: Çok güzel bir röportaj - TOUCHED BY THE HAND OF DEPP
PostPosted: Fri Jul 17, 2009 12:56 pm 
Offline
<marquee> johnny depp</marquee>
<marquee> johnny depp</marquee>
User avatar

Joined: Wed Jun 27, 2007 9:36 pm
Posts: 17327
TOUCHED BY THE HAND OF DEPP

Bir hayran yıllardır hayalini kurduğu film yıldızı idolüyle tanışırsa ne olur?


LOS ANGELES'TAN LOW CHİNG LİNG TARAFINDAN

July 17 2009


Image

Canı sıkkın bir gazeteci ve patronluk taslayan bir adam neredeyse benim Johnny Depp'e karşı oluşturduğum 15 yıllık obsesyonumu öldürüyordu.

Geçen ay bir film konferansına idolümle tanışmak için gönderilerek hayallerimin görevini almış oldum.

Los Angeles'taki Four Season Beverly Hills'te 46 yaşındaki aktörün basın konferansına gelmesini beklerken yanıma bir Brezilyalı gazeteci oturdu-bir şekilde ilgisiz görünüyordu-ve bana 3gün önceki Chicago galasına Depp'in nasıl 2 saat geç geldiğini anlattı.

''Harika'' diye düşündüm içimden.''Kaprisli biri.''

10 dakika sonra Depp'in koruması belirdi ve 30 gazeteciye balo salonu fuayesinde toplanmaları için emirler yağdırdı.

Film ile ilgili soru soracaksınız.Özel hayata burnunuzu sokmayacaksınız diye uyardı.Önceki iki röportajı kurallara uyulmadığı için yarıda kestiğini de belirtti.

Deli gibi çarpan kalbimin hayalkırıklığı ile dolduğunu hissettim.Tanrım,yarı ömrümü bir züppeye aşık olarak mı geçirmiştim?

Bu yolculuğa çıkmadan önce arkadaşımın yaptığı uyarıyı hatırladım:''İdolünle tanışmak iyi bir fikir olmayabilir.Berbat biri olabilir.Bana kendi idolümle tanıştığımda böyle olmuştu.''

Dakikalar sonra Depp beyaz gömleğinin üstüne giydiği,siyah pantolonuyla da yakışan siyah yeleğiyle şık bir şekilde içeri girdi ve bizi kocaman bir gülümsemeyle karşıladı.

Dakiklik konusunda bir sorunu olduğunun farkındaydı.

Otururken mahcup bir şekilde ''Özür dilerim ,yine mi geç kaldım?Hep geç kalıyorum.Elimden bir şey gelmiyor.Deniyorum ama....Bu konuda hep sorunyaşaıyorum.Gecikme için çok özür dilerim.''diye itiraf etti.

Bir gazeteci ''Arabulucuğa ihtiyacınız var mı?'' diye bağırdı.

Depp diğer gazetecilere dönüp esprili bir tavırla ''Yapabilir miyiz?Bir arabulucu tutmalı mıyız?''

O anda hepimiz gülmeye başladık,gecikmeyi unutmuştum bile.

Gayet hoş bir insana benziyordu.

Fransız aktris Marion Cotillard ,filmdeki sevgilisi, ''Herkese aynı şekilde davranıyor.Bence gerçekten insanlara önem veriyor.''diye açıklamıştı.

Aktris oynadığı karakterin orta batı aksanını yansıtırken ne kadar zorlandığını ve bazı sahneleri defalarca tekrarlamaları gerektiğini,Depp'in ona karşı çok sabırlı davrandığını söylemişti.

Ama aktörün sabrının sınırları bu konferansta test edilecekti.

Dördüncü soru sorulurken birisi özel hayat yok kuralını hiçe saydı:Fransa'da sevgilisi Vanessa Paradise ile yaşamaya devam mı edecekti yoksa Amerika'ya dönüş mü yapacaktı?

Donup kaldım.Şimdi kalkıp konferansı terk mi edecekti?Ama öyle olmadı.Bir an için 14.000 km yi,20 saatlik uçuşu idolümü yalnızca 3 dakikacık görebilmek için yaptığımı düşünmüştüm.

Ama mutlulukla soruyu cevapladı.(Aile genelde aktörün film görüşmeleri ve çocuklarının orda okuması nedeniyle Amerika'da vakit geçiriyordu.)

Başka bir gazeteci bir özel hayat sorusunu film ile bağdaştırıp sorarak gizlemeye çalıştı:''John Dillinger'ın ünü ile sizinkini nasıl karşılaştırıyorsunuz?Eminim siz farkedilmeden bir tiyatroya gidemiyorsunuzdur''

Bu doğru diye itiraf etti aktör.

''Hayatımın önceki dönemlerine ait ve özlediğim birkaç şey var .Farkedilmez olmak da bunlardan biri.''

''Caddelerde farkedilmeden dolaşmak,ufaklıklarımı(Jack ve Lily'e böyle hitap ediyor)mağazaya restoranta Disneylend'e götürebilmek ....ve bir çeşit yaratıkmışım gibi herkesin bana bakmaması çok muhteşem olurdu.''

Farkedilmeden dolaşabilmek Holly-wood'un yakışıklı aktörünün sahip olmadığı bir lüks-tabii Bahamalarda'ki adasında değilse.

''Orada gayet iyi dolaşıyorum''diyor kıkırdayarak.

Erkek ve Erkeklik

Filmde toplumun bir numaralı düşmanı olrak nitelendirilse de Johnny Depp,oynadığı karakterin Robin Hood standartlarını hayata geçirdiğini düşündüğünden ona hayran olduğunu söyledi.

''Bankaların düşman Edgar Hoover gibi birçok suçludan beter olan insanların valiliklerde çaliştiği bir dönemde bence Dillinger halkın içinden çıkmış bir kahramanı temsil ediyordu.''

Yönetmen Mann'e göre Dillinger'ı bir 'erkek' oynamalıymış.Bu yüzden Dillinger'ın 31 yaşında olmasına rağmen onu oynaması için ondan 25 yaş büyük Depp'i seçmiş.

''John Dillinger bir erkeketi ve Johnny Depp de öyle.''

''Bu rol genç bir oyuncunun kaldırabileceği bir şey değil.Tecrübe sahibi olmalısınız.''

Bir gazeteci oyuncuya ,onu neyin erkek yaptığını sorduğunda esprili bir havada olduğu hissedilen aktör ''Sanırım seksteki değişimim beni erkeke yaptı''dedi.

Babalık Figürü

Daha sonra ciddi bir cevap geldi:''Eğer hayatta bir şey isem herşeyden önce ve önemli olarak bir babayım.Çocuklarımın söylediklerine göre de gayet iyi bir babayım.Bir erkek olarak tek umut ettiğim şey iyi bir baba olabilmek.''

''Kendime karşı dürüst olmak,sevdiklerime karşı dürüst olamk,insanlara karşı nazik olmak veiyi bir baba olmak.''

Konu yine Dillinger'ın erkekliğine geldi..Dedikodulara göre Dillinger gayet 'yetenekli 'bir erkekmiş.Aktöre bu konuda sorulduğunda şakayla''Boyutlarımız aynı.Gerçekten aynı.''

Salon kahkahalardan inledi.

Ortam, birinin Marion Cotillard'ın sevişme sahnesinde fazla soyunmaktan rahatsızlık duyduğunu hatırlattığında ciddileşti.

Depp centilmen tarafını gösterdi.

''Eğer Marion sırf beni ya da Michael'ı hayalkırıklığına uğratmamak için kendini ifşa etmek zorunda hissetseydi bu beni çok üzerdi.''

''Önemli olan tek şey onun kendini rahat hissetmesiydi.İsteseydi o sahnede parka ve eskimo kıyafetleri de giyebilirdim.''

Yani o gerçekten çok hoş bir adamdı.
Belkide aksini kanıtlamak için gazetecilerden biri adası ve yatı gibi dünya çapındaki mal varlıklarını kaybetmekten korkup korkmadığını sordu.

En ufak bir terleme yok.Mr.cool'un cevabı hazırdı.

''Bunu(yat ve ada satın almayı),bir müsriflik olarak görüyormuşsunuz gibi söylediniz.Evet bir sürü ülke için bu müsriflik olabilir.''

''Ama benim yaşadığım gibi bir hayat yaşıyorsanız-ki güzel bir hayatım var-Bazen derin bir nefes almak istiyorsunuz.İnsanlar tarafından gözetlenmeyi,soruları cevaplamayı,filmlerden şöhretten konuşmayı istemiyorsunuz.Sadece oturup rahatlamak ve resminizin çekilmemesini istiyorsunuz.''

Böylece Depp bize fotoğrafını çekmemiz,imzasını almamız ve daha özel sorular sormamız için izin verdi-korumaların ''Daha fazla soru yok.Gitmeliyiz' diye bağırmalarına aldırmadan.

''Çocuklar nasıl?''diye sordum.''Harikalar.''diye cevapladı Johnny Depp kahvemasası kitabımın üzerine imza atarken.

''Hayranlarınıza herzaman imza dağıtıyorsunuz.''dedim.''Olabildiğince vermeye çalışıyorum.''dedi gülümseyerek.

Birkaç gazeteciye daha imza verdikte sonra bana döndü ve elindeki dolmakalemi göstererek ''Bu sizindi değik mi?Sanırım az önce yürüttüm.''

O anda doğru zamanın geldiğini anladım.Haytımdan sonsuza kadar çıkıp gitmek üzereydi,ona sormalıydım.Yavaşça sol kolunu dürttüm.Benimle bir fotoğraf çektirebilir mi diye sordum.

''Tabii''dedi.Kalbim gümbürdüyor,başım dönüyordu,nabzım deli gibi atıyordu o kolunu omzuma dolarken.

Resim bulanık çıkmıştı.Bu üzüntünün üstesinden gelebilmek 2 haftamı aldı.

Ama Johnny Depp hiç unutamayacağım bir izlenim bıraktı bende-O,hiçbir yere zamanında gidemeyen harika bir adam.

çeviri:johnnylover

_________________
Image


Top
 Profile  
 
Display posts from previous:  Sort by  
Post new topic Reply to topic  [ 1 post ] 

All times are UTC


Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests


You cannot post new topics in this forum
You cannot reply to topics in this forum
You cannot edit your posts in this forum
You cannot delete your posts in this forum
You cannot post attachments in this forum

Search for:
Jump to: