KİM KORKAR JOHNNY DEPP’TEN?
Thomas Beller 
Johnny depp,el sıkıştığımızda elime bir yirmilik sıkıştırıveriyor.
Bunu birkez daha yap,diyorum.
‘’Bu hazırlık,sadece hazırlık.’’diye açıklıyor.Tekrar el sıkıştığımızda,aslında sadece parmaklarımız birbirine sürtüyor,herhangi bir ilaç bağımlısının yapabilmekten gurur duyacağı bir hile.20 dolarlık bahşiş avucumda beliriveriyorAz önce büyülü bir numara yapmış olmasına rağmen,yüzünde ekşi bir gülümsemeyle çevresini süzüyor Johnny.
‘’Büyük bahşişler bırakma konusunda karşıkonulmaz bir isteğim var.’’diyor.’’Eğer bahşişi öylece uzatırsan küçük düşürücü olur.Onlara el sıkışırken verirsin.Eğer hemen ceplerine atarlarsa,hizmetlerinden memnun kaldığını anlamışlar demektir.Ama bazen şöyle bakarlar bahşişe…’’Bahşişi elinde pis kokan bir şey gibi tutan birini taklit ediyor.
Hareketlerinde garip bir fiziksel komedi var,aynı zamanda bir öfke de var,sanki her an birini tersleyebilirmiş gibi.Ortalıkta bu şekilde dolaşmasına rağmen , mutlu görünüyor.
Sadece yirmi dakika önce onunla ilk tanıştığımda,mutlu görünmüyordu.Ispanak yemekten dünyada hiçbirşeyden etmediği kadar nefret eden bir çocuk düşünün.Bu çocuğu ıspanak yemeğe zorladığınızda yüzünde oluşan ifadeyi hayal edin.
Magazin röportajları,Johnny Depp’in hayatının ıspanakları.
Buluşmamızdan bir hafta önce ortadan kayboldu.İrlanda’da Marlon Brando ile film çekiyordu,sonra projenin ortasında maddi sıkıntılar nedeniyle film çekimi iptal edildi.Brando huflayarak,Depp puflayarak seti terkettiler.O andan sonra ondan haber alınamadı.
Pazartesi günü geldiğinde,gazeteciler endişelenmeye başladılar.Salı günü menajerler.Çarşamba,kızarkadaşı Kate Moss ile bağlantı kurulmaya çalışıldı ama konuşmuyordu.Perşembe gelince ailesine telefon açıldı-kızkardeşi onun bir bakımdan kişisel menajeri ama o da nerede olduğunu bilmiyordu.Güvenliği için kimse endişelenmiyordu.Görünüşe bakılırsa ,bu tür şeyleri her zaman yapıyor.
Sonra Cuma günü,Londra’da görüldü,evlere çağrılan doktorlar gibi,acele içinde onu görmeye oteline gittim.Halcyon’da ,Holland Park’taki lüks bir kuruluşta kalıyor.Ön kapından attığım ilk adımla,Johnny’nin dünyasının hakkında ilk intibamı ediniyorum—caddenin karşısındaki kaldırımda,ellerinde kameralarla 3 adam oturuyor,gözleri ön kapının üstünde,çekecekleri fotoğrafı bekliyorlar.Güvercinlere benziyorlar.
Onu alt kattaki barda buldum,yumuşak koltuğunda oturur,derinlerine gömülürken.Sanki kanepe onu yutuyormuş ,o da kurtulmaya çalışıyormuş gibi sürekli pozisyon değiştiriyor.Tıraş olmamış.Saçı kısa,dağınık,James Dean tarzında kesilmiş.Tüm kıyafetlerinin renkelri kahverengi ve çamur yeşili.Bir hafta boyunca trenle gezmiş bir serseriyi andırıyor.Elinde bir sigara,önünde bir bardak kola duruyor,yarısı boş.
Johnny Depp,Marlon Brando ile karşılaştırılıyordu,konuşmaya başladığımızda benzerlik çok etkileyici:Johnny,Baba’yı oynuyor.Bana gözkapakları ağırlaşmış gözlerle bakıyor.Aradabir homurdanıyor.Dha sonra onu güney Florida’da tek başına büyütürken annesinin ne iş yaptığını soruyorum,annesinden bahsedilen her insanda olduğu gibi o da canlanıveriyor.
‘’Annem bir garsondu.Bazen on saatlik çalışmadan sonra otuz dolarlık bahşişle eve gelirdi.Buna karşılık olarak ben de büyürken,bahşiş bırakmayı bir alışkanlık haline getirdim.’’
Daha sonra hatırladığım şey ayağa kalkıp tüm o incelikleri gösterişi, insanda çağırışımlar uyandıran binlerce el hareketile,kendine özgü ifade biçimiyle kabarışı,tıpkı bir mim gibi.Bu hareketler ondaki sıcaklığı dışa vuruyor ve daha rahatlamış bir şekilde yerine oturuyor.
‘’Onda yapmacık bir şey yoktur,dümdüzdür.’’diyor Miramar’ın küçük şehrinde Depp ile büyüyen ve şimdi de Depp’in klübu Viper Room’u işleten aynı zamanda yeni grubu ‘’P’’de davul çalan Sal Jenko.’’Johnny ,bir benzincide saat başı dört dolar için benzin pompalayacağı bir işi nasıl kabul ederse ünlü olmayı da öyle kabul etti.’’diyor Jenko.
Eğer bu doğruysa,Johnny mesleğini bir benzincide çelışmak için bırakabilir.Çünkü kesinlikle 21 Jump Street televizyon şovuyla gelen şöhretini bırakmak istediğinin sinyallerini veriyor’’O zamanlar şeytan gerçekten peşimdeydi-3 buçuk yıl boyunca Partridge Aile Termosu ve Mod Squad öğle yemeği paketiyle hapsolmuştum.Sonunda teknik olarak kontratın süresi doldu.’’
O zamandan beri John Waters’ın Cry-Baby ile başlayan sıra dışı ve tahmin edilemez roller alıyor.’’Ona şöyle dedim.Gençlik idolü imajından kurtulmanın en iyi yolu onu parodi haline getirmek ki bu da Cry-Baby idi..İşe yaradı!’’diyor Waters.
Johnny Depp asla normal bir karkater oynamadığını söyleyebileceğimiz en büyük film yıldızı olabilir:John Waters’in filmindeki her rol normalin ötesinde ve iyi ayarlanmış olmanın tanımı.Edward Scissorhands’te gerçeküstü bir fanteziyi oynadı,Benny and Joon’da onaylanmış bir kafa sorununu.Gilbert Grape rolü normal gibi görünse de duygu yüklü ve içinde bulunduğu tuhaf durum karaktere altüstü edici bir akıntı vermiş sessizce.Dun Juan Demarco’da her kadınla birlikte olabilecek,ona orgazmik spazmlar verebilecek bir şizofreniği oynadı.Ed Wood’ta aldatılmış,inanılmaz coşkulu,karşı cinsin giysilerini giyen B sınıf bir film yapımcısını canlandırdı.
Yeni filmi Nick of Time’da tam tersi bir yol izliyor,kızının kaçırılmasıyla politikal bir cinayet işlemek zorunda bırakılan süper normal bir muhasebeciyi oynuyor.Hollywood’ta onun aynı nesilden olan-Keanu Reeves,Tom Cruise,Brad Pitt-aktörlerin hepsi aksiyon macera filmlerinde başrol oynadılar ve ilk bakışta Depp’in de bu cazibeye kapıldığı düşünülebilir.Elbette asıl neden bu değil.
Depp,Nick of Time’daki açık arar en iyi şey (Christopher Walken’i sinirli,kaba adam rutinini yerine getirirken izlemek keyifli olsa da).Reklam ajansları arasında bir sürü rekabet olsa da,Depp’in karakteri tam olarak oturmuş görünmüyor,aksiyon kahramanı diyarına yaklaşsa da sınırı geçmeyi kabul etmiyor.
İlginç bir şekilde,Johnny Depp rol arkadaşı Gary Farmer’ın ‘’at üstünde bir yol filmi’’diye tanımladığı Jim Jarmusch’un yeni filmi Dead Man de de bir muhasebeciyi oynuyor.Depp’in rolünün zorlayıcı bir rol olduğunu söylüyor Farmer ‘’Onu bulduğumda yarı ölü durumda ve öyle kalıyor.Yarı ölü olmak çok sabır gerektirir.Özellikle Johnny gibi biri için’’
Johnny Depp’in arkadaşı olan Jarmush’’O huysuz,çok duygusal,ve çok hassastır.’’diyor.’’Gerçek hayatta nerede yemek yiyeceğine,ne yapacağına karar vermek onun için zor olabiliyor ama bir aktör olarak inanılmaz kesindir.’’
Ve dövmeleri.Bir sürü var.Ünlü ‘’Winona’’ dövmes,.Winona ryder ile 4 yıllık nişanlılığının hatırası.Betty Sue,annesinin adı.Ayak bileğinde bir cümle ‘’Ölüm kaçınılmazdır.’’
Beni şok edense ellerindekiler.Baş parmağında birkaç kare var.’’Ne olduklarını bilmiyorum.Bir şekilde hep kutucuklar çiziyorum.Telefonla konuşurken falan.Bunlarda kalıcı halleri.’’diyor.
Sol elinde avucuyla baş parmapı arasında ‘’3’’ var.Neden üç? ‘’3’ü seviyorum.İyi bir rakam’’diyor.
Ellerle yapılan dövmelerde insanı ürküten bir şey var:omuzlar,göğüs,popo.Buraları kapatabilirsin ama elindekileri gizleyemezsin elbette makyaj olmadığı sürece ki filmlerinde de bu yol kullanılıyor.
Bu dövmeler bana çok ilginç geliyor sanki bir şekilde uğursuz gibi.Görünüşe bakılırsa Depp,insan doğasının karanlık yönlerini keşfetmekle yakından ilgileniyor.
Önümüzdeki bahar ‘’Brave’’ filmini çekecek,üzerinde bir yıldır çalıştığı ve hem başrol hem yönetmen olarak çalışacağı film.’’Arizonanın artasında,çölde ,çadır göyü gibi tuhaf bir yerde karısı ve çocuklarıyla yaşayan bir Amerikan Yerlisini anlatıyor.İki kere suç işlemiş.Üçüncüsünde hapse atılıyor.Ailesinin yüzüne bakamıyor çünkü onları sefaletten kurtaramadığı için çok utanıyor.’’
‘’Sonra çok para kazanmak için bir fırsat yakalıyor,işkebnce filmleri çeken adamlarla tanışıyor.’’
Peki bu işkence filminde Johnny’nin karakterinin rolü ne?
Ben öldürülen adamım.Bir şekilde umut var.Karakterim bu anlaşmayı yapıyor ve para ona bir özgürlük sağlıyor.Çocuklarıyla biraz daha güzel vakit geçiriyor,film hayatının kalan birkaç haftası hakkında.’’
Hiç işkence filmi izledin mi?
‘’Hayır.Ama izleyen birini tanıyorum.Gördüğü en rahatsız edici şey olduğunu söyledi.Ateş edip seni öldürmüyorlar.Çok derin işkenceler görüyorsun ve ölüm bir kurtuluş oluyor.’’
Depp tüm bunları ciddi ve alçak sesle anlatıyor.Gözlerinde tuhaf bir pırıltı var-ölüm isteği değil ama bir melankoli.Sanki dünyayı onu ezmaya çalışan devasa bir avuç gibi görüyor,kaçamak hareketlerle,bir boksör gibi sallanıp dalgalanarak misilleme yapıyor.
Depp ben ayrılmadan önce kapıya yürüyor.’’Bazı insanlar teşhir edilmekten hoşlanır.Bende ters etki yapıyor.Kendimi daha güvensiz hissetmeme neden oluyor,böyle bir şey mümkünse tabii.Ünlü dergilerde benim hakkımda yazılmış şeyler görüyorum hepsi de saçmalık.Almıyorum.’’Tüm Harper çrşısının tek yapmaya çalıştığı magazin satmak.’’diye ekliyor.
Kapıya yaklaşıyoruz, cadde karşısındaki üç adam ayağa fırlıyor,ellerinde kameralar.Depp duraksıyor ve duygulu bir şekilde ‘’Olduğum şeyden farklıymışım gibi davranmaya çalışmıyorum.Bay duygusal,Bay başbelası,Bay havalı olmaya çalışmıyorum.Sadece varolmaya çalışıyorum ve keyif almaya.’’
Fotoğrafçıların kameraları yüzlerine bastırılmış.Johnny onlara cam kapının ardından bakıyor ve içeriye geri dönüyor.
çeviri:johnnylover