EVLENİYORLAR MI?
JOHNNY DEPP
VANESSA PARADIS
Geçtiğimiz sene yine bu dönemlerde ortada dolaşan ve gerçekleşmeyen “Evleniyorlar” haberlerinden sonra her an her şey olabilir diyoruz.Ancak çift bu sefer daha ciddi gibi görünüyor.Zira evlilik tarihi bile belirlendi…
Dengelerin çok hızlı değiştiği,uzun süreli ilişkilerin çok nadir yaşandığı Hollywood’un o renkli,hareketli dünyasında on yılı aşkın süredir istikrarlı bir şekilde ilişkilerine devam ettiren;hatta “Lily-Rose Melody” adında bir kızları ve “Jack” adında bir erkek çocukları olan Johnny Depp (9 Haziran 1963) ve Vanessa Paradis (22 Aralık 1972) , ilişkilerini nihayet resmiyete kavuşturmaya karar verdiler.Bu zamana kadar evlilik ve evliliğe yaklaşımları üzerine birçok farklı açıklamada bulunan Johnny,zaten evli olduklarını , ilişkilerini ayrıca herhangi bir kurum tarafından onaylatmaya ihtiyaç duymadığını sık sık dile getiriyordu. Ayrıca Vanessa’nın soyadını çok mükemmel bulduğunu,Paradis’in sonuna gelecek Depp’le, böylesi bir soyadını bozmanın çok büyük haksızlık olacağını düşündüğünü belirten Johnny , yine de Vanesssa “Hadi evlenelim artık” dediğinde bir saniye bile düşünmeyeceğini de sözlerine ekliyordu.
Bu anlamda geçtiğimiz sene Vanessa’nın artık evlenmek istediğini dile getirmesi üzerine , onu çok seven ve mutlu olması için her şeyi yapabileceğini söyleyen Depp,güzel Fransız sevgilisine evlenme teklifi etmişti.Ancak geçen sene gerçekleşmesi beklenen tören,çiftin kızları Lily-Rose’un yaşadığı talihsiz hastalıktan dolayı ertelenmiş,ama yine de küçük kızın hastalığı onları bir an önce evlenme konusunda kışkırtmıştı.Düğünün tadını kendileriyle birlikte çıkarabilmeleri için çocuklarının da yeterince büyümesinin iyi olacağını düşünen Johnny’nin biri dokuz , diğeri altı yaşında olan çocuklarının daha fazla büyümelerini beklemesine gerek yoktu.Buna göre çift,evlilik tarihini 14 Haziran olarak belirledi ve düğün töreninin gerçekleşeceği yer olarak da,Johnny’nin aile bireylerinin büyük bir kısmının yaşadığı Florida’ya yakın olması dolayısıyla Georgia’nın Tybee Adaları’nı tercih etti.Yakın bir kaynağa göre bir iki hafta sonra düğün davetiyelerini dağıtmaya başlayacak çift hazırlıklarına devam ededursun , biz de bu on yıllık süreçte neler yaşandı onları tekrar gözden geçirelim istedik…
İLK GÖRÜŞTE AŞK
İlk olarak 1994 yılında ortak bir arkadaşlarının evinde karşılaştıklarını söyleyen Vanessa Paradis, “Benim üzerimde çok büyük bir etki bırakmıştı.Onun düşüncesi zihnimi hiç rahat bırakmadı” diye itirafta bulunuyordu.Bundan sonra dört yıl boyunca bir daha hiç karşılaşmayan çiftin yolları , Johnny Depp’in Roman Polanski’nin yeni filmi “Ninth Gate” çekimleri için Fransa’da bulunması dolayısıyla 1998 yılının haziran ayında tekrar kesişti.Bir grup arkadaşıyla beraber ,Paris’te Costes Hotel’in barında oturan Johnny , Vanessa’yla tekrar karşılaştığı o an için “Kesinlikle ilk görüşte aşktı” diyor.”İlk önce sırtını gördüm,sonra birden döndü ve kocaman gözleriyle karşılaştım.Bana doğru yaklaştı ve ‘Beni hatırladınız mı’ diye sordu.‘Evet’ dedim ama aslında hiç hatırlamıyordum.Çünkü aradan çok uzun zaman geçmişti. Fakat bu sefer yakalanmıştım.” diye de ekliyor.Bu romantik karşılaşmanın ,orada bulunan görgü tanıklarından Johnny’nin arkadaşı ve biyografi yazarı Alain Grasset’in anlattığına göre , Johnny , Vanessa’ya bir yer ayarlayıp masaya davet ediyor.Vanessa da teklifi hemen kabul ediyordu.Gece boyunca uzun uzun sohbet eden çift, mekanı da sarmaş dolaş birlikte terk ediyordu.
Fakat tabii o dönemlerde halihazırda ünlü model Kate Moss’la ilişkisi devam eden Johnny’nin , Moss’tan ayrılması ve Vanessa ile birlikte olması büyük bir skandal olmuştu. Kate,ayrılıkları üzerine tedavi görmek için rehabilitasyon kliniğine yatarken,Johnny ve Vanessa da aynı evde yaşama plnaları yapıyordu.Nitekim üç ay sonra Paris’te aynı evde yaşamaya başlayan çifti , bir de güzel bir haber bekliyordu.Vanessa ilk çocuğuna hamileydi.Bu her ne kadar planlana bir hamilelik olsa da mutlu sevgililer , zaten uzun yıllar birlikte yaşamanın kararının vermişlerdi.
AZMİN ZAFERİ
Henüz 20 gibi oldukça genç sayılabilecek bir yaşta “Lori Anne Allison” isimli bir makyaj uzmanıyla yaşadığı iki yıldan az süren (1983-35) evlilik deneyimi , Hollywood yıldızı Sherilyn Fenn (1986-88) ,Jennifer Grey (1989) üç yıl nişanlı kaldığı Winona Ryder(1990-93) ve dört yıl boyunca doludizgin aşk yaşadığı top model Kate Moss’tan (194-98) sonra nihayet ‘hayatımın kadını’ dediği Vanessa Paradis’yi bulan Johnny , baba olma heyecanını da yine bu güzel şarkıcıyla birlikte yaşayacaktı.Birlikteliklerinin üzerinden sadece üç ay geçmesine rağmen hemen hamile kalan Paradis ise kendisine yöneltilen , Johnny’yi Moss’tan çaldığı ve onu elde tutabilmek için hamile kaldığı yönündeki iddialara karşın suskunluğunu koruyacaktı. Hatta hamileliği sırasında Johnny’nin Kate Moss’la birlikte Londra’da akşam yemeği yerken paparazzilere yakalanması ya da doğuma sadece bir ay kala Sleepy Hallow’da başrolü paylaştığı Christina Ricci ile bir bar çıkışında görüntülenmesine karşın Vanessa yine sükunetini bozmayacak, “Onun birçok kız arkadaşı olmasından gurur duyuyorum,ayrıca yalnızca her şeye inanmıyorum,bir arkadaşına sadece ‘merhaba’ derken kameralara yakalanmış olması benim için bir problem yaratmıyor.Ben onu tanıyorum,o beni tanıyor,aramızdaki bağın ne olduğunu ben biliyorum.Söylenebilecek,yazılabilecek hiçbir şey,gerçeği değitiremez.” Açıklamalarında bulunacaktı.Yalnız Kate Moss, konusunda biraz daha hassas davranan Vanessa , “Lütfen bana böyle sorular sormayın.Hiç kimse ya da hiçbir
şey şu an bizim ilişkimizde bir sorun yaratamaz.Onu benden kimse alamaz.” Diyecekti.Tüm bu dedikodulara,moral bozucuhaberlere karşın Vanessa, gösterdiği iyi niyet ve çabanın karşılığını alarak 27 Mayıs 1999 yılında dünyaya gelen Lily-Rose Melody ile birlikte Johnny’nin hayatında bambaşka bir sayfa açılacaktı.
SİS PERDESİ KALKIYOR,YENİ BİR HAYAT BAŞLIYOR
Hakikaten de öyle oldu ve Hollywood’un asi adamının hayatı,göbek bağının kendinin kestiği kızıyla birlikte çok daha makul ve dingin bir hale kavuştu.Lily-Rose’un onu yeniden hayata bağladığını,yaşamanın,öğrenmenin,nefes almanın daha anlamlı hale geldiğinin söyleyen Johnny, “O doğmadan önce yaşadığım 36 yıl boyunca gözümün önünde sanki bir sis perdesi varmış,o doğdu ve bu sis ortadan kayboldu.” Diyordu.Rolling Stone dergisine yaptığı açıklamalarda ,14 yaşından beri denemediği uyuşturucu kalmadığını söyleyen Johnny’nin , sevgilisinin daha hamileliğiyle birlikte o ve bebek zarar görmesin diye sigarayı bile azaltması, ortalığı kaplayan sis ve duman perdesinin neden kalktığı yönünde ayrıca geçerli bir sebep olabilir tabii.Şaka bir yana,ailesinin mutluluğunu ve huzurunu her şeyin önünde tutan Johnny, ailesiyle birlikte Amerika’nın tüm keşmekeşinden ve gürültüsünden uzak Paris’te bir apartman dairesinde yaşamaya başladı.Bu süreçte Amerika’nın artık yaşanmaz hale geldiği,her tarafta şiddet ve iki yüzlülüğün fazlasıyla hissedildiği ,ülkenin kontrolden çıkıp her an patlayabileceği konusunda gerektirdiği eleştiriler yüzünden çok büyük tepki alan Johnny “Ben bir Amerikalıyım ve ülkemi gerçekten çok seviyorum.Bu yüzden zaman zaman böyle acımasız eleştirilerde bulunuyorum.Çünkü ben ülkemi umursuyorum.Fakat Amerika,artık yaşamaya çok uygun değil.Biraz Disneyland gibi.Geleceksin,gezip dolaşıp tekrar geri döneceksin.Ama Avrupa çok daha farklı,insanlar birbirine karşı çok daha saygılı ve ortam çok daha sofistike” diyordu.Buna rağmen iş olduğu durumlarda gidip kalmak üzere Los Angeles’taki evini her ne kadar elinden çıkarmasa da ,Johnny,Vanessa,Lily-Rose ve dadısı gerçekten zamanının büyük bir kısmını Fransa’daki 1.1 milyon dolarlık apartman dairesinde geçiriyordu.Johnny daha sonra Güney Fransa’daki St. Tropez’e sadece 40 dakika uzaklıkta bulunan Plan-de-la-Tour tepelerinde 2 milyon dolara bir villa da satın alacaktı.’Her şey kızım için ‘Her şey kızım için.Kızım için gökyüzü hep mavi,beyaz pofuduk bulutlarla dolu olsun’ istiyorum” diyen Johnny’nin burayı ve Bahama Adaları’nda sadece uçakla ulaşılabilen,14 hektar büyüklüğündeki altı kocaman kumsala sahip bir adayı neden satın aldığı anlaşılıyordu.
AİLEM BENİM CENNETİM
Film çekimlerinin olmadığı dönemlerde hayatlarını mutlu bir şekilde Paris’te iki ev arasında devam ettiren Johnny ve ailesinin günleri ,biyografi yazarı Alain Grasset’ın anlattığına göre son derece dingin geçiyordu.Johnny taze ekmek almak için erkenden kalkıyor.Çift akşamları küçük restoranlara gidip,bir şeyler yiyor ve eve dönüyordu.“Her sabah uyanıyorum,bizimkine çok uzak olmayan bir köye gidiyorum,kızlarımla birlikte paparazzi derdine düşmeden kahve içiyorum.Bundan büyük keyif var mı” diyen Johnny,akşamları da gerçekten çok fazla dışarı çıkmıyordu.O bu konuda “Etrafımda tüm bu güzellikler varken,onları bırakıp dışarı çıkmak çok zor” diyordu fakat zaman zaman da “Bir tarafım çok ev babası,tüm zamanımı evde ailemle geçirmek,sürekli onlarla birlikte olmak istiyor,ama diğer tarafım ,tek başına sokaklarda dolaş,iç eğlen diyor” itiraflarını da saklamıyordu.Buna rağmen isimleri başka hiç kimseyle bir skandala karışmayan,asla birbirlerini incitmeyen bu iki güzel aşk insanını bir sürpriz daha bekliyordu.Hep birden fazla çocuk istediğini ve hatta bir oğlu olmasını çok istediğini söyleyen Vanessa,ikinci çocuğunu bekliyordu.10 Nisan 2002’de Fransa’da dünyaya gelen John Christopher ‘Jack’ ile birlikte çiftin hayatı çok daha eğlenceli ve keyifli bir hale dönüştü.”Ailem benim cennetim.Beni şu hayatta gerçekten en çok mutlu eden şey onların iyi olduklarını bilmek.Bu yüzden hep birlikte seyahat ediyoruz.Onları bir an bile gözümün önünden ayırmak istemiyorum” diyen Johnny ve “Hayatımda isteyebileceğim her şeye sahibim.O bir sevgili ve bir baba olarak bir erkekte ihtiyaç duyabileceğiniz her şeye sahip.Kendimi kutsanmış gibi hissediyorum.Ailem benim her şeyim” diyen Vanessa,çok yakın bir zamana kadar da “Biz zaten evliyiz” diye,ilişkilerini pek resmiyete dönüştürmeyi düşünmüyordu.Ancak bu kararlarını değiştiren ve evlilik kararı almalarını tetikleyen şey ise, çocuklarını bu kadar çok umursayan onları her şeyin üstünde tutan çiftin kızları Lily-Rose’un yaşadığı üzücü hastalık oldu.Geçtiğimiz sene içerisinde paslı bir çivi batması üzerine kan zehirlenmesi yaşayarak oldukça kritik günler geçiren ve böbreği %85-90 işlevselliğini yitiren Lily-Rose, her zaman birbirine çok sadık olan çifti hiç olmadığı kadar birbirine yakınlaştırdı. Çocukları da istediği takdirde bir gün elbet evlenebilecekleri olasılığını hep açık bırakan Johnny ve Vanessa,en sonunda evlenmeye karar verdi.Aslında geçen sene yapılması beklenen düğün yine Lily-Rose’un rahatsızlığı ve yine o süreçte devam eden ‘Sweeney Todd’ un çekimleri dolayısıyla gerçekleşemedi fakat herhangi bir aksilik olmadığı takdirde söz konusu beklenen düğün bu yaz gerçekleşecek gibi görünüyor.Bugün gayet sağlıklı olan küçük kız ve henüz altı yaşındaki Jack,sonunda anne ve babalarının düğünlerini göreceği için çok heyecanlı,bütün aile bu aralar bu güzel olayın heyecanını yaşıyor.Ne diyelim gökten üç elma düşmüş,biri de siz bu haberi okuyanların başına…
(OK DERGİSİNDEN ALINTI)